Futbolun Güven Krizi: Hakem Atamalarında Yeni Perde

Yayınlayan:

Türk futbolunda hakem atamalarına ilişkin tartışma, tribünlerdeki yorumların ötesine taşınarak soruşturma dosyasına giren mesajlaşmalarla yeni bir boyut kazandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen incelemede, Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu ile Süper Lig hakemi Yasin Kol arasındaki yazışmalarda maç hakemleri, Video Yardımcı Hakem ve yardımcı video hakemi görevlendirmelerinin konuşulduğu öne sürüldü.

Dosyaya yansıyan en dikkat çekici ifadelerden biri, Özgür Yankaya’nın yanına hangi yardımcı video hakeminin atanacağı konusunda yöneltilen soru oldu. Gündoğdu’nun “Özgür’ün yanına AVAR’ı kim olsun istersin?” şeklindeki mesajına Kol’un “Başkanım Atilla olsun” yanıtını verdiği aktarıldı. Bu diyalog, hakem atamalarının hangi ölçütlerle yapıldığına ilişkin kuşkuları daha da artırdı.

Mesajlaşmaların Ortaya Koyduğu Atama Tartışması

Hakem ekiplerinin belirlenmesi normal şartlarda performans değerlendirmeleri, gözlemci raporları, görev uygunluğu ve önceden tanımlanmış kurallar çerçevesinde yürütülür. Aktif bir hakemin, görev yapacağı karşılaşmanın ekibine ilişkin isimleri kurul başkanına iletmesi ve bu isimler üzerinde karşılıklı değerlendirme yapılması ise sistemin bağımsızlığı bakımından ciddi soru işaretleri doğuruyor.

Soruşturma kapsamında incelenen kayıtlarda Kol’un, kendisinin de bulunduğu bir hakem listesi göndererek kararın kurul başkanına bırakıldığını belirttiği; ardından çeşitli isimlerin değerlendirildiği ileri sürüldü. Bazı yazışmalarda Ali Şansalan, Mehmet Salih Mazlum ve Sarper Barış Saka’nın da atama konuşmalarında yer aldığı bildirildi.

Atama unsuru Dosyaya yansıyan tartışma Doğurduğu soru
Maç hakemi Hakem listeleri üzerinden karşılıklı değerlendirme Karar süreci hangi kurallara göre yürütüldü?
Video Yardımcı Hakem Belirli bir isim üzerinde görüşme yapılması Görevlendirme tarafsız ölçütlere mi dayanıyordu?
Yardımcı video hakemi Bir ismin tercih edilmesine ilişkin doğrudan soru Aktif hakemlerin atamada etkisi oldu mu?

Yazışmaların 26 Mayıs 2025 tarihli bölümünde görüntülü görüşme yapıldığı, ilerleyen mesajlarda ise bazı isimlerin değiştirilmesine yönelik taleplerin konuşulduğu belirtildi. Bununla birlikte Yasin Kol’un suçlamaları kabul etmediği ve soruşturmanın henüz kesinleşmiş bir yargı kararıyla sonuçlanmadığı unutulmamalı. İddialar ile hukuken sabit görülen olgular birbirinden ayrılmalı.

Taraftarın Tepkisini Büyüten Güven Sorunu

Futbol kamuoyunun tepkisi yalnızca birkaç mesajın içeriğinden kaynaklanmıyor. Taraftarlar, yıllardır tartışmalı kararların ardından aynı soruyu soruyor: Hakemler gerçekten nesnel bir sistemle mi atanıyor, yoksa görünmeyen ilişkiler süreci etkiliyor mu?

  • Atama ölçütlerinin kamuoyuna açık biçimde açıklanmaması güveni zedeliyor.
  • Aktif hakemlerin görev dağılımı hakkında görüş bildirmesi bağımsızlık tartışmasını büyütüyor.
  • Video yardımcı hakem sisteminin şeffaf işlememesi, tartışmalı pozisyonların etkisini artırıyor.
  • Her hafta yaşanan karar tartışmaları, yeni iddialarla birlikte daha kalıcı bir krize dönüşüyor.

Bu nedenle konu yalnızca bir kulübün ya da tek bir maçın meselesi olarak görülemez. Hakemlik kurumunun tamamı zan altında kaldığında, görevini kurallara uygun biçimde yapan yüzlerce hakem de haksız biçimde aynı tartışmanın içine çekiliyor.

Kulüplerin Baskısı ve Federasyonun Sorumluluğu

Kulüpler cephesinde federasyondan hızlı ve açık bir açıklama yapılması beklentisi öne çıkıyor. Kulüpler Birliği Vakfı’nın yöneticilerin disiplin süreçlerini ve bahis iddialarını değerlendirmek üzere bir araya geldiği, özellikle alt liglerde bazı yöneticilerin olağanüstü seçim çağrılarına destek verdiği ifade ediliyor.

Federasyon ise yeni Merkez Hakem Kurulunun oluşturulması için çalışmaların sürdüğünü duyurdu ve geçici bir yapı kurdu. Ancak Riva’da yapılması planlanan olağanüstü toplantının ertelenmesi, kriz yönetimi açısından eleştirilere neden oldu. İbrahim Hacıosmanoğlu, Türk futbolunun uzun yıllara yayılan sorunlarının mevcut yönetime yüklenemeyeceğini savunarak görevinden ayrılmayacağını açıkladı.

Yönetimin geçmiş dönemin bütün sorunlarından sorumlu tutulamayacağı görüşü belli ölçüde anlaşılabilir. Fakat tartışmalı yapıları göreve getiren ve denetim mekanizmalarını işletmekle yükümlü olan kurumların, ortaya çıkan iddialara karşı siyasi ve idari sorumluluk üstlenmesi gerekir.

Güveni Yeniden Kurmak İçin Atılması Gereken Adımlar

Krizin sona ermesi yalnızca birkaç yöneticinin değiştirilmesiyle mümkün görünmüyor. Sistem değişmediği sürece benzer iddiaların farklı isimlerle yeniden gündeme gelme ihtimali ortadan kalkmayacaktır.

  1. Hakem, Video Yardımcı Hakem ve yardımcı video hakemi atama kriterleri açıkça yayımlanmalı.
  2. Görevlendirmelerde kullanılan puanlama ve değerlendirme sistemi denetlenebilir hale getirilmeli.
  3. Aktif hakemlerin kendi maçlarının ekiplerini belirleme sürecine müdahil olmasını engelleyen kurallar netleştirilmeli.
  4. Video odası konuşmaları, kişisel veriler ve güvenlik kuralları korunarak makul bir gecikmeyle kamuoyuna sunulmalı.
  5. Merkez Hakem Kurulunun federasyon yönetiminden bağımsız çalışmasını sağlayacak kurumsal güvence oluşturulmalı.

Dosyadaki yazışmaların hukuki sonucu zaman içinde belli olacak. Ancak futbolun geleceği açısından asıl sınav, yalnızca sorumluların tespit edilmesi değil, taraftarın ve kulüplerin kaybettiği güvenin hangi somut reformlarla geri kazanılacağıdır.